"Bu yol yalnızca senin... Başkaları seninle yürüyebilir fakat hiç kimse senin için yürümez." Mevlana

Öğrenci koçluğu, öğrencilerin potansiyelini ve performansını en üst düzeye çıkarmak amacıyla, düşüncelere  meydan okuyan ve farklı perspektiflerin ortaya çıkmasını sağlayan yaratıcı bir ortaklık sürecidir.

Öğrencinin kendi aklını kullanmasını ve potansiyelini geliştirmesini hedefler.Öğrenciler duygularını kontrol etmekte; ders çalışmakta; hedeflerini belirlemekte; bölüm ve meslek seçimlerinde; sınav kaygısı ile başa çıkmakta; zamanı doğru kullanmakta; çalışma tekniklerine karar vermekte; aileleriyle, arkadaşlarıyla ya da kendileriyle iletişimlerinde zaman zaman sorun yaşarlar. Koç, bu aşamada, öğrencilerin kişisel özellik ve yeteneklerine doğru zamanda doğru dokunuşlar yaparak onların güçlü yanlarını ortaya çıkarmayı ve hedeflerine motive şekilde ilerlemelerini sağlar. Yaşamlarında yeni pencereler açıp geliştirmelerine rehberlik edecek sorular sorarak kendileri ile ilgili farkındalıklarını arttırır ve hayatlarıyla ilgili kararları kendi iradeleriyle almalarında onlara yol arkadaşlığı yapar.Çocuklarımızın içinde olan yaratıcı, yenilikçi, kaşif, sanatçı kimlik sabırlı bir şekilde ortaya çıkarılmayı bekler. Fakat maalesef günümüzün gerçekliği, yaşam sistemleri, okullar, devlet, dershaneler ya da diğer toplu eğitim sistemleri çocukların içerisindeki gerçek yeteneklerin ortaya çıkarılmasını yeterince destekleyecek düzeyde değil. Koç öğrencilerle yaşamlarında mutlu ve başarılı olabilmeleri için kendilerini ve ne istediklerini fark etmelerini ve bunun için nasıl bir yol izlemelerini anlamaları için yetkinliklerini açığa çıkaran görüşmeler yapar.

Koçla öğrenci arasındaki en önemli ilişki güven ilişkisidir. Öğrenciyle yapılan görüşmeler öğrenci istemediği sürece ailesiyle asla paylaşılmaz. Koç asla öğrenciyi yargılamaz. Tavsiyelerde bulunmaz ve bir şeyi kabul ettirmek için onu zorlamaz.

REHBER ÖĞRETMENLE ÖĞRENCİ KOÇU ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Rehberlikte çözüm noktası rehber öğretmendir. Rehber öğretmen öğrencilere matbu formlar verir, hazır reçeteleri vardır. Günde ne kadar soru çözüleceğine, hangi dersi kaç saat çalışması gerektiğine rehber karar verir. Koçluk sisteminde çözüm noktası koç değil danışan yani öğrencidir. Koç ne yapılması gerektiğini bilmesine rağmen öğrenciye asla söylemez, çözümleri kendilerinin bulmasını sağlar. Böylece birey yapması gerekenleri kendisi keşfettiği için bunların hayata geçirilmesinde çok büyük zorluk yaşamaz. Bu noktada şöyle bir soru akla gelebilir. “Madem öğrenci çözümü kendisi buluyor koça ne ihtiyaç var?” Koç, danışanlarının fark edemedikleri çözüm yollarını onlara sorular sorarak bulmalarını sağlar. Sonuçlar kesinlikle daha etkilidir. Çünkü öğrenci kendi sorunun çözümünü kendi bulmuştur ve çözümün de bir parçası olduğu için uygulaması daha kolaydır. Rehber öğretmenin verdiği çalışma reçetesine karşın öğrenci koçu, öğrenci ile birlikte onu boğmadan ve strese sokmadan, yapabileceğini ona kanıtlayacak ve özgüvenini yerine getirecek şekilde çalışma programı hazırlar.