"Bu yol yalnızca senin... Başkaları seninle yürüyebilir fakat hiç kimse senin için yürümez." Mevlana

COVID-19

Mart 2020’den bu yana yaşadığımız Covid süreci, dünya tarihinde nadir rastlanan bir hayat tecrübesi yaşatıyor bizlere. Birinci dalgada çok ciddiye almadığımız, “bize bir şey olmaz” diye geçiştirdiğimiz hastalık, ikinci dalgada etkisini iyiden iyiye hissettiriyor. Birileriyle karşılaştığımızda artık mesafeye çok daha fazla dikkat ediyoruz. Daha önce maskeyi pek önemsemezken, çift maske takmaya başladık. Tüm bunların sebebi etrafımızda, tanıdıklarımızda, eşimizde, dostumuzda covid teşhislerinin ve hatta maalesef bu illetten kaynaklanan vefat sayılarının ziyadesiyle artması. Devletin aldığı tedbirleri kesinlikle yetersiz ve anlamsız bulmakla birlikte 14 günlük tamamen kapanma fikrini deli gibi savunanlardanım. Anlamsız derken kastettiğim sadece restoranların kapatılarak alışveriş merkezlerinin, sahil ve sayfiye yerlerinin ve diğer temaslı tüm iş yerlerinin açık olması ve hafta sonu dışarı çıkma yasağı saatleri. Her tarafı kapatın ki insanlar gerçek anlamda evlerinde izole olabilsinler.

Ben böyle söyleyince birçok insan “14 gün kapanırsak mahvoluruz” diye veryansın ediyor bana haklı yere. Çünkü hepimiz tabiî ki sağlığımızı düşünmekle birlikte ekonomimizi de düşünüyoruz. 14 gün kapalı olan bir işletme nasıl ayakta kalabileceğini düşünüyor. Ailesini nasıl geçindirebileceğini; çeklerini, senetlerini, borçlarını nasıl ödeyeceğini kuruyor kafasında ve bir çözüm üretemediği için de endişeleniyor kendisinin ve ailesinin geleceği ile ilgili. Devletimiz de maalesef bu süreçte vatandaşına destek olmak yerine kredi vererek insanları daha fazla borçlandırmayı, sgk ve vergi dairesi borçlarını faizleriyle birlikte yapılandırmayı düşündüğü için insanımız hepten çaresiz kalıyor.

Ama canlar, bence bu süreçte her şeyi bir kenara atmalıyız. Diyeceksiniz ki senin borcun harcın yok herhalde, tuzun kuru. Hiç te öyle değil inanın. Senetlerim, kredilerim ve kredi kart borçlarım var. Hem de bir sürü. Ama ne yapabilirim ki? Ödeyebildiğim kadarını ödeyeceğim ödeyemediğimle ilgili de gereken neyse yapılmasını bekleyeceğim. Haciz mi gelecek gelsin! Mallarımıza el mi konulacak, konsun! Hukuki takibat mı başlanacak, başlansın! Eğer devlet bir salgın durumunda dahi beni düşünmüyor ve bana sahip çıkmıyorsa benim de devleti ya da alacaklılarımı düşünecek durumum olamıyor maalesef!!!

Yapabileceğim tek şey, bu süreçten bedenen ve ruhen sağlıklı çıkabilmek!!! Kendime bakmak, sağlığıma dikkat etmek, psikolojimi sağlam tutmak, yediğime içtiğime özen gösterip daha sade ve daha sağlıklı beslenmek…Benim şahsen yapabileceklerim bunlar. Çünkü benim için önemli olan, bu süreç ne zaman bitecekse o zaman, hayata yeniden başlayacak fiziki gücümün, inanç ve motivasyonumun yüksek seviyede olması. Varsın o zamana kadar kara listelere düşeyim. Toprağa girmekten iyidir! Varsın evimden eşyalarımı alsınlar…Bu felaket bitince çalışır yine alırım. Ama tüm bunları yapabilmem için sağlıklı olmam gerek. UNUTMAYIN! Kafamızı borçlarımıza, ödemelerimize takarak kendimizi hasta edersek,  covid bittiğinde bir şeyler yapacak gücümüz kalmaz.